31 Ağustos 2015 Pazartesi

Yaz Günlüğü





Bu ay bitmeden bloga bir şeyler ekleyeyim derken, geldik Ağustos'un son gününe..  Ne yalan söyleyeyim içimden de pek gelmedi. 

Bu sefer yayla tatilimiz epey uzadığı için ayrılması da, döndükten sonra alışması da zor geldi. Her gün kalabalık yapılan kahvaltıları, babamın bahçesini, annemin sofrasını, çocukluk arkadaşlarımla yapılan keyifli sohbetleri özlüyorum..




Daha önceki gidişlerimden farklı olarak bol bol fotoğraf çekme fırsatım oldu, daha doğrusu fotoğrafçılığa iyice merak saldım diyelim.. Gerçi hala güzel çektiğimi düşünmüyorum ama en azından içimde o çoşkuyu hissediyorum artık :)

Şimdi paylaştığım resimler bana ait. Bu blogta kendi çektiğim resimlerimi paylaştığım nadir görülmüştür, o nedenle devamı gelir mi bilemiyorum...ısrar etmeyin! :)




Bu sene yayla dışında pek bir yere gitmek istemedim. Kaan Batu'nun ısrarları üzerine bir kaç defa deniz kaçamakları hariç, yaz sıcağında dahi bulunmadım. Yani yaz mevsimini pas geçtim diyebilirim ( eğer ki Eylül son dakika bana yamuk yapmaz ise )

Her yaz dönüşünde bir daha ki senenin hayallerini kurduğum, çocukluğumun yaz tatillerini geçirdiğim baba eviyle bu sene için vedalaştık..

Hoşçakal Yaz, Hoşgeldin Sonbahar...









1 Temmuz 2015 Çarşamba

H&M Çok Yakında İzmir'de




Evet sonunda H&M İzmir'e ilk mağazasını 2015 sonbaharında Point Bornova AVM'de (Otogar'ın karşısında) açıyor. Markanın tüm konseptlerinin yer alacağı mağazada, Home konsepti benim en çok ilgilendiğim kısım diyebilirim. Haberi duyduğum an havalara uçtuğumu tahmin edebilirsiniz.





İzmir'deki moda severlerin yıllardan beri beklediği marka, Türkiye'deki en büyük mağazası olma özelliği nedeniyle kırık olan kalbimizi kazanmayı başardı diyebilirim.

Eee ne diyelim, İzmir'e hayırlı uğurlu olsun.







images// H&M







22 Haziran 2015 Pazartesi

Rüya Gibi Bir Ev..








"Sessiz sakin sahil kasabasında yaşama fikri" bana her zamankinden daha yakın geliyor. Belki de orta yaş döneminde ortaya çıkan bir sendromdur.  Belki de yazın bizimkilerin yanına gittiğimde mis gibi kokan domatesleri dalından koparma fikri beni baştan çıkarıyordur.  Ve her akşam annemin bahçeden kendi elleriyle topaldığı roka, nane, domates ile yaptığı salata beni bu hayallere sürüklüyordur bilemiyorum..Ve bazen de çok uzak geliyor bu hayaller..şimdilik!


Zaten sen şehirde gezmeyi seversin diyorum kendime. Nasıl gidersin her gün sevdiğin mekanlara, nasıl takip etmeden durabilirsin Alsancak temposunu? Sonra kendi minik dükkanını açacaksın ya ilerde, gelişmeleri nasıl takip edeceksin? Peki ya oğlanın eğitimi ne olacak? Puff.. Evet şehir de yaşamak şimdilik işime geliyor kabul ediyorum.  iyi ki ayağımızın bir ucu Foça'da olacak şekilde gideceğimiz bir yer var da hevesimi hafta sonları alabiliyorum. Aklımın ve kalbimin de bir kısmını orada bırakıyorum o ayrı.

İşte tam da  bu nokta da beni ve sizi hayallere sürükleyecek rüya gibi bu evi paylaşmadan olmazdı tabi ki..

Çılgınlar gibi hayal kurmak serbest :)



















images // elle.es