...

...

Perşembe, Temmuz 05, 2012

Mavili dekorasyon

Havalar iyice ısındı , 2 gündür rüzgara veda ettik İzmir'de. Tatile gideceğim günü iple çekiyorum. 


Çok sıcak hava bana göre değildir, gerilirim, vücudumun yapış yapış olması mutsuz eder beni. Bide durduğu yerde zıplayan oğluşun şıpır şıpır terleyen teni kabarmaya başladımı gitme vaktimiz gelmiş demektir.  

Az kaldı 2 hafta sonra Akdenizdeyiz :) Bu arada deniz, kum güneş üçlemesi bol olan bir tatil değil bizimkisi. Doğayla başbaşa, hormonsuz sebze-meyva'nın yendiği, serin havalı bir tatil olacak.


Yaz mevsimine en çok beyaz ve maviyi yakıştırırım.
Şöyle düşünüyorum da evimde Kaan Batu'nu  mavilerinden başka mavi bir objem yada kıyafetim yok. Halbuki severim ben maviyi...
Denizin mavi rengi ve kokusunun hayali bedenime enerji, ruhuma serinlik verir.


Özellikle bu mavili, dantelli köşe benim olsun. Pek bi sevdim :)

Fotoğraflar: wohnidee

Hepinize serinletici bir haftasonu diliyorum.

Cuma, Haziran 29, 2012

Ben ile tatil arasında


Tatil denilince Deniz-kum-güneş üçlüsünden başka bişey gelmezdi aklıma. Oysa şimdi böyle mi...kaçıyorum sıcaktan, kavrulmaktan, bayıltan ortamlardan. Tek derdim gelen haftasonunda kendimi kitaplar içine itip, o yana bu yana dönerek kitap okumak, uzun saatler yatakta mayışıp yuvarlanmak.


Durum vahim gibi görünse de, değil aslında... sadece çocukla yapış yapış ortamlarda, kavrulan sıcakta olmanın adı" tatil" değil benim için. Yani eve bağımlı bir tatil planı yaptım bu haftasonu. 


Şeker tadında, masal kıvamında haftasonları diliyorum.

Perşembe, Haziran 07, 2012

İçiniz açılsın diye...




 Belki sizde benim gibi bakarken zevk alırsınız...
 Karanlık havaya inat içimiz açılır...

Fotoğraf : Wohnidee

Çarşamba, Haziran 06, 2012

Eskiyen eşyalarınızı atarken iki kere düşünün...

Büyüklerinizden kalan, yaşanmışlığı anlatan , bir çok anı'ya tanıklık etmiş eşyalarınızı atmayın.

Eskiden olsa bu söylediğime kendim bile güler geçerdim...aman ne öyle eski püskü derdim. Oysa ki şimdi değişik fikirlerle ortaya çıkan tasarımların  dipsiz kuyu'dan farkı yok. Ufak tefek dokunuşlarla hayat verilen eşyaların yeni halleri adeta beni kendilerine çekiyor.

Türkiye'de bu şekliyle baştan aşağı yenilenen eşyaları satan yerler var mıdır bilmem ama bakınız elin oğlu nasılda eşyalara sahip çıkıyor. Bir güzelde satıyor.