Bir evde kitap yoksa o evin ruhu da yoktur bana göre. Bunda hemfikiriz herhalde! Ama bir dekorasyon blogu olarak konuya başka açıdan bakacağım tabiki :)
Kitaplar ev halkına kattığı bilgi zenginliği dışında eve uyumlu bir şekilde yerleştirildikleri zaman göze hitap eden dekoratif alanlar yaratıyor ve büyülü güzellikleri daha çok ortaya çıkıyor bence. İster salonda, ister yemek masasının arkasında, ister koridorda, ister merdiven boşluklarında...
Evlerde oluşturulan kitap köşelerine bayılıyorum. Hemen erişebileceğiniz, elinizin altında bir yerlerde oldukları zaman açıp okumak, koklamak gibisi yok. Hatta yatak odanızdaki komidinin üzerinde, salondaki sehpanızda unutsanız bile evinizi güzelleştiren detay oluyorlar kimi zaman.
Photos : el mueble
Yeni hafta ve yeni ay çok çok güzel, sonbahar mevsimine yakışır bir şekilde başlasın! Herkese mutlu haftalar...
'Hayalimdeki ev' diye anlata anlata benim bahçeli ev sevdiğimi duymayan kalmadı sanırım :) Bunun en büyük sebepleri günün her saatini bağ, bahçe, balkon, teras ya da açık havada geçirmeyi sevdiğimden kaynaklanıyor olsa gerek! Toprakla aramda yakın mesafe olmasını çok seviyorum belki de.. Yeter ki hava çok sıcak ve nemli olmasın :)
Sonbahar yazılarına başlamışken bir süre dış mekanlarla ilgili fotoğraflar paylaşamayacağım için jübileyi bu güzel terasla yapmak istedim.
Kalas tavanı, taş merdivenleri, rustik mobilyaları, masmavi deniz ve harikulade orman manzarası ile sıcacık ve aydınlık bu teras ilham verici.
Serin sonbahar ve uzun kış gecelerinde ihtiyaç duyacağımız enerjiyi depoladığımız balkon ve teraslarda zaman geçirmek için bu son çağrıdır.. :)
**
En sevdiğim dekorasyon adreslerinden biri olan Mudo Concep'te bu tarz mobilyaları rahatlıkla bulabilirsiniz. Şu an mobilyalarda indirim de var.
El mueble
Sevgili sonbahar, her sene bu zamanlar senin gelmeni dört gözle bekliyorum. Yaşamdan keyif almak böyle bir şey işte; umut etmek, beklemek ve sonrasında gelen mutluluk...
Sonbahar mevsimi gelince daha enerjik, daha mutlu, daha anlayışlı, daha da tazelenmiş hissediyorum nedense.. Birçok kişinin belki sevmediği ama benim kişiliğimin arasının en iyi olduğu mevsim. Bugünlerde pek dışarı çıkma fırsatı bulamasam da balkona o esintiyi hissetmeye çıkıyorum evdeki işlere ara verip. Gündüzleri hala sıcak ama akşamları o esinti yok mu, mest oluyorum, kendimden geçiyorum..
Özetle; sonbaharın gelmesine çok sevindim. Nasıl sevinmem ki! Çok yakında masalsı sokaklarda yaprak hışırtıları eşliğinde yürüyecek olma düşüncesi bile mutlu olmama yetiyor.
Gelelim bu eve; patina mobilyalarına, doğal dokulu ev tekstillerine, kısacası evleri için yaptıkları seçimlere mest olduğum evin sahipleri Broke ve Steve Giannetti. Şehir yaşamından sıkılan çift, Topatopa dağlarının kıyısındaki Ojai'yi keşfetmeleri ile hayal ettikleri çiftlik evini kurmak için kolları sıvamışlar. Altı aylık planlama ve on sekiz aylık çalışmanın ardından Patina Farm adını verdikleri rüyalarının çiftliğinde üç çocuklarının yanında dört eşek, bir düzine tavuk, üç keçi ve dört köpekle birlikte yaşıyorlar ve koyun arayışları halen devam ediyormuş :)
Her köşesinden doğallık fışkıran bu evi çok sevdim ben.Tıpkı hayalimdeki ev gibi...