Cumhuriyet yeniden dirilişin destanıdır. Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün liderliğinde gerçekleşen bu büyük destanın 90.yılı hepimize kutlu olsun.
Evimden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evimden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Salı, Ekim 29, 2013
Cuma, Ekim 25, 2013
Perşembe, Ekim 24, 2013
Erken gelen çoşku durumu
Görüşemedik bayram öncesinde ve sonrasında, umarım hepinizin keyfi yerindedir.
İzmir'de hava şartları rengini tam anlamıyla belli etmese de, biz evde kış moduna geçtik.
Özellikle Kaan Batu uyuduktan sonra, yakıyorum mumlarımı, demliyorum çayımı, gel keyfim gel...
Sizi bilmem ama şimdiden dört bir yanımı yılbaşı havası sardı haberiniz olsun :) Sardı dediysem elimde bir iş olduğundan değil, sadece pinterest de resimleri gördükçe aylak aylak coşma durumu o kadar.
Hazır mumlarımı da yakmışken hem merhaba demek, hem de bu erken gelen çoşkuma sizi de ortak etmek istedim.
Gerçi benim resimlerle ne kadar coşarsınız orası tartışılır :)
Salı, Eylül 10, 2013
Yine yeni yeniden bir pano...
Hepiniz artık biliyorsunuzdur yazılı panoları yapmayı ne kadar sevdiğimi, değişik versiyonlarıyla panolar yapmaya devam ediyorum. Bu seferki pano'nun alt yapısını daha önce yapmıştım biliyorsunuz, hatta farklı tasarım yapmıştım. İçime bir şeyler sinmemiş olacak ki ; soldan soldan bana gelmeye başladı. Birkaç değişiklik yaparak yeniden kullanıma açayım dedim.
Malzemeler; Ikea çerçeve, ahşap yazı, minik ahşap objeler, puantiyeli kağıt, dekupaj tutkalı...
Öncelikle çerçevenin cam bölümünü çıkarttım. Puantiyeli kağıdın iyi yapışması için sunta kısmı tek kat boyadım, sonra dekupaj tutkalı ile yapıştırdım. Mutfağım yazısını ve minik objeleri daha önce boyamıştım zaten, onları da sıcak slikonla yapıştırdım.
Bu arada sıcak silikon kullanmaya pek alışık olmadığım için elime yapıştı, parmağım yandı, yazının bir tarafını tutkallarken öbür taraf kuruyu verdi. Meğerse ; ne gıcık bir şeymiş...
Acemilikle yaptığım sıcak silikon kusurlarım olmasa bu panoyu, pastel mutfağına çok yakışacağını düşündüğüm bir arkadaşıma hediye edecektim ki kusursuz iş çıkaramadığım için şimdilik vazgeçtim.
Neyse bakalım, şimdilik bizim evde...
Perşembe, Mayıs 23, 2013
Bir ses vereyim dedim...
Mayıs ayı'nın sonu gelmiş bile, inanamıyorum... Günleri yakalamakta zorlanıyorum sanki. Geçen haftalar da full time annelik yaptığım yoğun günler yetmezmiş gibi, öğrencilik yıllarımı aratmayan bir iş aldım başıma. On beş gün boyunca, günde altı saat deli gibi derslere katıldım. Aklım da binbir sorularla ve geleceğe dair yeni planlarla eğitimi bitirdim çok şükür. Eğitime son 3 gün kala da küçük ayak parmağımı kırarak taptaze başlangıçlar yaptım :)
Bu nedenle bir süredir sessizdim, ugramadım buralara..İstedim ki aklımı başımdan almasın blog, oyalamasın beni. Bu sefer neye başladıysam bitireyim, ne karar aldıysam uygulayayım istedim.
Eğitimi bitirdik bitirmesine de, sınava çalışmaya geldi sıra. Yine çok olmayacağım sanırım buralarda...
o nedenle haber vereyim dedim, mail atan arkadaşlarıma teşekkür etmek istedim.
Kendinize iyi bakın, tekrar görüşmek üzere!
Not: Çerçevelerin asılmış halini soranlar için çektim resimleri de, görüntü kaliteli olmadı ama topal ayakla anca bu kadar oldu :)
Yukarıdaki kalp yamuk gibi duruyor ama gerçekte öyle değil, aldanmayın resmin şekilsizliğine :)
Asmayı düşündüğüm diğer çerçeveleri, deli kızın duvarı gibi olduğu için bir kısmını yatak odasına astım. Ahh evde böyle kaçtane kombinlenmiş duvar var bir bilseniz!
Salı, Şubat 12, 2013
Eskiyle, yeniyi karıştırın...
Sadece vintage değil, retro görünümlü veya eskilerden esinlenerek yapılmış parçalara karşı zaafım gittikçe artıyor. Eskiden sadece modern mobilyalardan hoşlanırken zıtlıklardan, yeniyi denemekten korkmuyorum artık. Böylece kendime ait özgür köşeler oluşturabiliyorum. Eski ile yeniyi, dün ile bugünü, yadigar ile yeni olanı kullanmak ruhuma ve evime iyi geliyor. Çünkü hikayesi olan herşeyi seviyorum...
Sizde deneyin, emin olun iyi gelecek :)
Metal pano henüz gerçek yerinde değil. İstediğim gibi dresuar bulursam üzerine asmayı planlıyorum.
Ya da başka fikri olan var mı?
Çarşamba, Ocak 02, 2013
Çerçeveci geldi...
Yılbaşı gecesi nasıl geçti bişey anlamadım. Bay K hasta, tosbik
hasta, benimde belimde yakı var.
Baba - oğul yeni yıla koyun koyuna uyuyarak girdiler.
2012 'nin son günlerini salya sümük geçirmeseydik iyiydi ama tüm yılı değerlendirdiğimde sağlıklı
geçirdik ya buna da şükür.
Neyse, gelelim 2013 yılının ilk günlerine.
Küçük çerçeveleri geçen yıl Tepe Home indirimden almıştım, eskitme gümüş rengindeydiler. Beyaz mum eskitme yaptığım çerçeveyi boyayalı epey oluyor, diğerini ise yeni boyadım.
En alttaki çerçeve ise bildiğiniz plastik çerçeveli bir aynaydı, dedemlerden kalma annemlerin evinde bir kenarda duruyordu. Şuanda sadece kapatıcı sürdüm. Boyanması tamamlanmadı.
En üstteki çoklu çerçeveyi ise geçen yıl ki Biev'in Anneler Günü indirimden almıştım.
Zaman bulursam şayet çerçevelerin içleri aile resimleriyle dolacak, şimdilik desenli kağıtlar koydum.
Bay K çene yapmaz ise, salondaki konsolun üstüne çerçeveleri asmayı planlıyorum.
[Şu erkekler duvara çivi çakma konusunda niye huysuzluk yaparlar anlamış değilim doğrusu..]
Bizden haberler böyleydi...
Neyse tosbik oğlan uyanmadan ben kaçayım...
Hepinize ağız tadınızın bozulmadığı, şeker gibi bir yıl diliyorum.
Çarşamba, Kasım 28, 2012
Askılıktan yılbaşı ağacı olur mu?!!
Bu sıralar hep beraber yılbaşına sardık ne güzel, bu sayede bloglara da canlılık geldi. Birbirimizi izledikçe şevklenir olduk, en azından ben baktıkça çoşuyorum.Yalnız bu çoşku bir kaç gündür yerlerde geziyor bende, daha önce yapmış olmama rağmen paylaşamadığım şeyler var. Tosbiğim biraz hasta, 2 gündür ateşliydi.
Çok şükür ki bugün daha iyi.
Şu sıralar griye ve türevlerine takmış durumdayım. Eğer boyama yapacaksam griden başka renk yapmak istemiyorum. Dönem dönem takıntılarım oluyor böyle.
Geçenlerde pintereste gördüğüm askılığı süsleme fikri hem yapılışının basit olması nedeniyle hemde oğlumun odasında kullanabilirim düşüncesiyle hoşuma gitmişti. Basit cilacız askılığı akrilik boya ile boyayıp üzerine stencil yaptım. Askıya belirli aralıklarla kanca taktıktan sonra ara ara Tepe home, Boyner ve ikea dan aldığım minik süslerimi astım, oldumu bize yılbaşı ağacı :))
Kaan batu yaklaşık 4-5 aydır yatağının koruması olmadan uyuyor. Hani daha önce bahsetmiştim ya uyku problemi yaşıyoruz diye, işte bu yatağını sevdirme projelerimizden biriydi. Tam tutmadı ama olsun ara ara uyuyor en azından. Onun uyumadığı zamanlarda kim yatıyor dersiniz, tabiki ben :(
Neyse işte bu yatak koruması ( adı neydi ki bunun) ne zamandır aklımdaydı, ne yapsam da tekrar kullanıma açsam diye düşünürken bizim yılbaşı ağacımızın kendisi oluverdi. Ben bununla daha neler yaparım sonra, sık sık karşınıza çıkabililir yani :))
Tabi Kaan Batu kafamıza geçirmezse.
Neyse bu vesileyle oğlumun odasından bir kaç kare de yayınlamış olayım. Daha doğmamışken odasından bir iki kare yayınlamıştım, sıkı takipçilerim hatırlıyordur. (Buraya bakabilirsiniz)
Kaan batu şurubunu içti bizim yatakta mışıl mışıl uyurken annesi de resim çekti.
İyi geceler, tatlı rüyalar...
Çok şükür ki bugün daha iyi.
Şu sıralar griye ve türevlerine takmış durumdayım. Eğer boyama yapacaksam griden başka renk yapmak istemiyorum. Dönem dönem takıntılarım oluyor böyle.
Geçenlerde pintereste gördüğüm askılığı süsleme fikri hem yapılışının basit olması nedeniyle hemde oğlumun odasında kullanabilirim düşüncesiyle hoşuma gitmişti. Basit cilacız askılığı akrilik boya ile boyayıp üzerine stencil yaptım. Askıya belirli aralıklarla kanca taktıktan sonra ara ara Tepe home, Boyner ve ikea dan aldığım minik süslerimi astım, oldumu bize yılbaşı ağacı :))
★ ★ ★
Kaan batu yaklaşık 4-5 aydır yatağının koruması olmadan uyuyor. Hani daha önce bahsetmiştim ya uyku problemi yaşıyoruz diye, işte bu yatağını sevdirme projelerimizden biriydi. Tam tutmadı ama olsun ara ara uyuyor en azından. Onun uyumadığı zamanlarda kim yatıyor dersiniz, tabiki ben :(
Neyse işte bu yatak koruması ( adı neydi ki bunun) ne zamandır aklımdaydı, ne yapsam da tekrar kullanıma açsam diye düşünürken bizim yılbaşı ağacımızın kendisi oluverdi. Ben bununla daha neler yaparım sonra, sık sık karşınıza çıkabililir yani :))
Tabi Kaan Batu kafamıza geçirmezse.
★ ★ ★
Neyse bu vesileyle oğlumun odasından bir kaç kare de yayınlamış olayım. Daha doğmamışken odasından bir iki kare yayınlamıştım, sıkı takipçilerim hatırlıyordur. (Buraya bakabilirsiniz)
★ ★ ★
★ ★ ★
Griye taktığımı söylemiştim dimi :)
Kaan batu şurubunu içti bizim yatakta mışıl mışıl uyurken annesi de resim çekti.
İyi geceler, tatlı rüyalar...
Pazartesi, Kasım 19, 2012
Pazartesi, Ekim 15, 2012
Romantiğim bugün...
Baba ile oğlu evde yoktur...
Anne mutfak panosu için mutfakta çalışmaktadır.
Birden romantikliği tutar.
Bütün ışıkları söndürmüş, mumlarını yakmıştır.
Tasarımın dibine vurmuştur.
Neşesi yerindedir.
Bide kendine çay yapıp ,keyif yapmaktadır.
Pano henüz bitmedi. İşin en zevkli kısmı yani süslemeye geldi sıra.
Ben kaçıyorum...
Hadi kalın sağlıcakla!
Pazar, Kasım 13, 2011
Bir pazar hikayesi...
Evde olmak gibisi yok... pazar kahvaltısına güneş ve yeni yaptığınız mutfak panolarıda eşlik etti mi değmeyin keyfime.... Bu köşe de sürekli resimler değişir, çiviler tekrar sökülür, boyanır, birde bakmışsınız tekrar çivi sayısı üç'e çıkmış...maymun iştahlı olduğum yerlerin başında gelir.
Derken...
En son hali böyle....eski resimler kaldırıldı, dünkü atölye de yaptıklarım asıldı.
Öyle ahım şahım kahvaltı hazırlamadım. İki gün üst üste atölye'ye gitmek yordu beni biraz. Paslanmışım anlaşıldı...
Salı, Kasım 01, 2011
Country mutfak saatim...
Şu sıralar ne televizyonla, ne de haberlerle ilgileniyorum...
Ertelediğim işlerle, bir ara okurum dediğim kitaplarla, birlikte seyredelim dediğim filimlerle, ayıklanacak faturalar, dergiler ve gazetelerle kendimi oyalıyorum ...Tabi bide ahşap boyama var...
Boyamasını geçen haftalarda bitirdiğim ancak bir türlü pc başına geçipte ekleyemediğim country mutfak saatimi huzurlanıza takdim etmekten mutluluk duyuyorum. Eskitmesini ve 2.kat boyayı sevgili Ece Aymer yapınca benim için çok özel bir saat oldu.
Benim gibi country sever birisi söz konusu olunca horoz, tavuk, gül, çiçek, eskitme temalı olmadan olurmu...
Salı, Ekim 18, 2011
Evimizde kullandığımız renkleri, bir nevi kendimizi ifade etme şekli olarak görüyorum. İyi dizayn edilmiş ve renkleri doğru kullanılmış bir mobilya aynı zamanda evlerimize de anlam yüklemiyor mu?
♥~❀~♥~❀~♥~❀~
Üzerimize giydiğimizden arabamızın rengine kadarki seçimlerimiz bizi ifade ediyorsa, evlerimiz neden etmesin?
Evinizden sevdiğiniz herhangi bir kareyi sebican@gmail.com adresine yollayın, burada keşfe çıkalım...
En çok beğenilen ve yorum alan kareye sürpriz hediyem olacak.
Katılım herkese açıktır, resimlerinizi bekliyorum...
♥~❀~♥~❀~♥~❀~
Haydi şimdi gelin yeni bir etkinlik başlatalım... Evinizden sevdiğiniz herhangi bir kareyi sebican@gmail.com adresine yollayın, burada keşfe çıkalım...
En çok beğenilen ve yorum alan kareye sürpriz hediyem olacak.
Katılım herkese açıktır, resimlerinizi bekliyorum...
Cuma, Eylül 30, 2011
Perşembe, Haziran 02, 2011
Kahvaltı maceramız...
Tek başına kahvaltı yapma dönemi bitmişti benim için. Katı gıdaya geçeceğimiz dönemin gelmesini sabırsızlıkla bekliyordum. Artık her sabah oğlumla agu - mugu sohbetler eşliğinde güzel bir kahvaltı yapacaktık. Oğlumun da tıpkı benim gibi, kahvaltıya bayılacağını düşünmüştüm hep... ama malesef öyle olmadı. Güç savaşı vererek az da olsa bir parça peynir, yarım yumurta sarısı ve 1 kaşık pekmez yedirmeyi başarabiliyorum. Size bu söylediğim yedirme olayı yaklaşık bir saat kadar sürebiliyor. Küçük bey'in canı nasıl isterse öyle oluyor. Hal böyle olunca bir sonraki güne saklıyorum hevesimi...
Sonuç, tekbaşına yenen sade, peynir-domates-usulü kahvaltı.
Bebeklere belli olmaz, değişir belki herşey... bir umut yarın oğlumla yaparız kahvaltıyı ;)
Perşembe, Mart 10, 2011
" Magnetini Göster "
Sevgili Colette magnetini göster etkinliği başlattı. Beni de mimlemiş.
Mim , ödül vs.. olaylarını pek beceremesem de kendisi kıramıyacağım bir arkadaşım olduğu için ve de şu can sıkıcı dönemde eğlenceli olacağını düşündüğüm için seve seve kabul ediyorum.
Buyrun bakalım...
Ben de bu zinciri bozmamak adına kabul buyururlarsa sevgili Meyra'nın Gemisine, Sevgili Bir Avuç Hayat ve *Sevgili Lavanta Bahçesine gönderiyorum.
Pazartesi, Aralık 06, 2010
Cumartesi, Aralık 04, 2010
Ve bitti...
Bayram tatilinden bu yana ailemin yanında Tarsustaydım...saltanatlık dönemim bitti... izmir'e geri döndük, tekrar külkedisi oldum. Meğerse ne rahatmış bizimkilerle birlikte olmak. Oğluş gak dediği zaman birden ortaya fırlayan bir teyze , anneane yada dayı yok artık... oğluşla yine birbaşımıza kalakaldık. Oğlumla vakit geçirmek gerçekten çok zevkli, ama bir o kadar da zor. Ama herşeye rağmen ben anne olmayı sevdim.
Anne olmadan önce planladığım ama bir türlü gerçekleştiremediğim bazı projelerim vardı. Vakit buldukça onları paylaşmayı diliyorum, tabi oğluş izin verirse... daha neler neler var aklımda ama bir türlü zaman bulamıyorum.
Bu arada sevgili blogger arkadaşım cepaynası ile tanışmaktan büyük bir mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. Bana vakit ayırdığı için kendisine tekrar teşekkür ediyorum.
Salı, Kasım 09, 2010
Sevdiğim Birliktelik...
Duvar dekorumda değişiklik yapmayı seviyorum. Canım sıkıldıkça objelerimin yerlerini değiştiririm. Şimdiki birliktelik salonumun duvarından...
** Fotoğraf makinamın tarihini bir türlü ayarlayamadım, bu nedenle abuk sabuk tarih yazıyor...dikkate almayınız lütfen ;)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
























